I’amsterdam

14 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Blogi | Yazı, Leon'dan Sevgilerle...

Evet Amsterdam’a gittim. Ama bunu ballandıra ballandıra anlatıp Kayseride öğrenim gören “Admin” isimli arkadaşımın canını sıkmıycam. Yazık, Günah çünkü.. Ben Burda “Red Light District’ten, Space Cake’ten bahsedecem, o orda kahvede okey oynayan Süleyman abiden Hıdır amcadan bahsedecek… Olmaz yani. O yüzden “şirinler”i görme umudumu yitirmeden iyi bir çocuk olacam ve akıllı uslu oturacam..

Ya da???

Bööle bişey olamaz, kesin birileri şaka yapmıştır diye etrafıma bakındım. Ama hayır elimdeki ilan gerçekti. ” SEX MUSEUM, Damrak 18 Amsterdam” yazıyordu. Beklemediğim bir şeydi. Sex müzesi.. ilk defa duyuyordum hayatımda.. Gülerek ilanı buruşturdum, çöpe atıp, yoluma devam ettim. Desemde inanmayın:) Koşa koşa insanlara çarpa çarpa müzeye ulaştım. 3euro giriş ücretini verdikten sonra aklınıza gelebilecek “her türlü etkinliğin” var olduğu müzeye girdim.. ( Detay için bana yazabilirsiniz )

Müzeden sonra şehrin ara sokaklarında kaybolmak için harekete geçtim. Ara sokaklarda “coffe shop” lar mevcut. Kahve ile hiç bir alakası olmayan mekanlar bu “Coffe shop”lar. Kademe kademe ot çeşitleri, Space cake’ler ve Magic mushroomlar bulunuyor. Kahvede var ama haşhaş çekirdeğinden falan yapıyorlarmış. Pilot olmak için birebir.. İçeride sabahtan beri biriken esrar,marihuana,haşhaş kombinasyonu  içeri girdiğiniz anda balyoz etkisi göstermeye başlıyor. Şöyle bi yarım saat sonra(!) dışarı çıktım. En azından ben yarım saat sonra çıkmış olmayı diliyorum:)

“S”ler çizerek şehrin ünlü meydanlarından biri olan adını hatırlayamadığım “I’amsterdam” yazısının bulunduğu yere gittim. ” Neden S çiziyorsun, neden Adını hatırlamıyorsun” diye sormayın:) Gittiğim meydanda da bişeyler yaptım, ama gel gör ki onlarıda hatırlayamıyorum. Ondan sonra bişeyler bişeyler daha yapmışım bi kaç fotoğraf var ne yaptığımı açıklayan ama çoğu; Kaydıraktan kaymak, su içmek, bisiklete sarılıp gülümsemek gibi anlamsız şeyler:) Hatırlayabilecek duruma geldiğimde gördüğüm ilk şey bi geminin içinde olduğumdu. Sanırım şehri bölen akarsuların arasında dolanıyorduk. Bilmiyorum:)

Sonra beraber geldiğimiz arkadaşlarla buluştuk. Yemek yedik. Sanırım görüntü bu arada bi yerlerde düzeldi. Dünyanın en ünlü “Red Light District” i olan Amsterdam Red Light ına doğru yola çıktık. Ortasından Akarsu geçen kocaman bi cadde idi. Sağlı sollu vitrinler, vitrinlerin içinde bikinili yada tamamen çıplak 18-35 yaş arası güzellik abidesi hatunlar, 40-45 euro’dan başlayan fiyatlarla çalışmalarını sürdürüyorlardı.  Fotoğraf çekmek ciddi şekilde yasaktı. Görüldüğümüz takdirde her an patates olabilirdik. Ama Türk olmanın verdiği cesaret ile Flaş’ı kapatarak 3-5 fotoğraf çektim ne yalan söyliyim.

Porno Tiyatrosu diye bi kültürdende bahsetmek isterim. Tiyatro dendiğine bakmayın. Herhangi bi konusu yok. 2euro’ya bilet alıp giriyorsunuz. Farklı farklı 6 tane salon seçeneği var. Fazla detay verip konuyu sulandırmıcam ancak özetle sahneye bi kadın bi erkek çıkıp “gerçek” performans sergiliyorlar. Oturduğunuz yer ile sahne arasında maximum 1 metre mesafe war. Oldukça HD kıvamda izleyebiliyorsunuz abla ile abiyi..

Şehirde en ufak tarihi yada kültürel bir faaliyete rastladım dersem yalan söylemiş olurum. Sin City’nin gerçek dünyadaki Karşılığı Amsterdam. Kilise mensupları ellerinde yazılar ile bişeyler yapmaya çalışsada pek etkilli oldukları söylenemez. Ama hayat tecrübesi olması için gerçekten listenize eklemeniz gereken bir yer Amsterdam. Birazda paranız varsa gerçekten çok güzel zaman geçirebilirsiniz..

Nadirende olsa çıkış yaparken köpek’ler eşliğinde aranıyorsunuz. Yani dışarı bir şey çıkartmak gerçekten zor. Yakalanırsanızda ciddi yaptırımı olduğunu unutmayın. Yasa’lara uyun derim.. Amsterdamda Olan Amsterdamda kalır..

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!